Evrenin ve Dünyanın Gerçekleri


                                      ASTEROİDLER

   Asteroit, yörüngeleri Güneş Sistemi'nde Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan ve sayıları yaklaşık 40.000 kadar olan gök cisimleridir. Bu küçük gezegenler, küçük kütle ve hacimlerinden ötürü 'gezegenimsi' olarak da bilinirler. Ayrıca, bilindiği kadarıyla bunların içinde bazılarının (örneğin: İda) birer uydusu da vardır.
    
    Asteroitlerin inanılması güç bir yörüngesi vardır.Bazılarının yörünge gücü dünyadan bile fazladır.bu yüzden bazı devasa boydaki asteroidler küçük asteroidleri uydusu konumuna getirebilir.Bu yüzden dünya ve evren için çok tehlikeli yapılardır.
      Bilim adamları asteroidlerin dünyaya yüzyıllar önce çarpmış olduğunu ve belkide bir milyon yıl sonrada çarpabileceğini söylemişlerdir.Bundan milyonlarca yıl önce dinazorların yok oluş nedeni de bu dur. Bir asteroid dünyaya çarpmış ve çok büyük bir felaket yaşanmıştır. belki bir kaç yıl sonrada hiç tahmin edilemiyen bir asteroid dünyaya çarpıp in
sanların soyu da tükenecek...Solar System XXX.png

 Uzayda 40.500 asteroid vardır. Ve asteroidlere 1700 lü yıllardan beri inanılmaktadır.Fakat şu ana kadar hiç bir asteroid durdurulamamıştır.
   

                                                      KLONLAMA
                             


   Her şey 1997 yılın da ingiltenenin Roslin Ensitüsü'nde klon koyun Dolyy'nin üretilmesi ile başladı. Bunu klon inek, maymun, at, fare, domuzun üretilmesi ile başladı. Peki neydi bu klonlama;

    Klonlama: Klonlama terimi, biyolojide birçok farklı anlamda kullanılabiliyor. Bedenimizdeki her hücre, tek bir hücrenin, başlangıçtaki döllenmiş bir yumurta  hücresinin klonudur. Bazı bitkiler ve az sayıda hayvan türü, partenogenez yoluyla kendilerini klonlayarak üreyebilirler. “Moleküler klonlama”ysa, bir DNA parçasından daha fazla genetik malzeme elde etmek üzere kullanılan laboratuvar yöntemlerine verilen ad; DNA’nın protein kodlayan bölümlerinin yalıtılarak çoğaltılması. Tek yumurta ikizleri de birbirlerinin, tek bir embriyonun ikiye bölünmesiyle oluşmuş  klonlarıdır. Bir yetişkin hücresinden yeni bir canlı yaratmak için kullanılan yöntemse, “bedensel hücre çekirdeği aktarımı”.
     
  Bu gelişmelerden sonra insan düşünmeden edemiyor, gelecekte insanlar da klonlana bilecek mi?  işte bu soruların cevabı belki de on yıl sonra gelecek...


                                                    Klon Koyun DOLYY



                                                     VAHŞİ BEBEKLER

Vahşi yavrular da tıpkı insan yavruları gibi ilk hayat derslerini anne ve babalarından alıyorlar.
O kadar küçüktü ki rahatlıkla avucumun içine sığabilirdi. İri gözlerini sonuna kadar açmış etrafına bakınıyordu. Vücudunun üzeri beyaz beneklerle kaplı, burnu ıslaktı. Bacakları ise küçük parmağım kalınlığında idi. Elimi çekinerek uzattım, usulca dokundum, okşadım. Kâğıt kalınlığındaki kulaklarını elledim. 1995 yılında Artvin’de ormanda dolaşan köylüler buldukları bu karaca yavrusunu almışlar ve daha sonra yabancı bir turiste satmaya çalışmışlardı. Biz onları gördüğümüzde resmi görevliler yavru karacaya el koyarak koruma altına alıyorlardı. Hayatımda ilk kez evcil olmayan hayvan yavrusu görüyordum.
   İşte bu sözler bir doğa bilimcisine ait. Ve sözlerine tamamen katılıyorum. Küçükken çok masum ve şirin görünseler bile, aynı insanlar gibi annelerine ihtiyaç duysalar bile bir gün büyüyeceklerdi. Yuvalarından ayrılacak annelerini unutacaklardı. Ve onları yalnız ve vahşi bir hayat bekliyordu. Belki bir avcıya yem olacaklar belkide kendileri avcı olacaktı.

   Bu anlatıklarım sadece bir dönem. Sonra bir başına kalacaklardı. peki bu dönemde ne olacak? Hayatta kalmayı başarırlarsa her gün bir yemek bulmak zorundalar. Yoksa onlar yemek olacaklar. Akşam sa daha büyük bir tehlike onları bekliyor. Ya uyayacakları yer bulamazlarsa. işte tüm hayayları böyle geçiyor.


                           NEFERTİTİ VE KAYIP HANEDAN

 

 

3000 yıl önce bir kraliyet ailesi Eski Mısır’ı büyük bir yenilenme sürecine soktu. Bu kraliyet ailesinin reisleri, dillere destan güzelliğiyle Nefertiti ve tam anlamıyla bir radikal olan firavun Akhenatondu.

 

Dünyanın en eski ve aşılamayan değerdeki şaheseri olan nefertiti büstü hem tarihi değeri hem de taşıdığı anlamlar dolayısıyla çok önemlidir. M.ö.1350 yıllarında yaşamış olan firavun Amenofis 4.Akhenaton'un karısı olan nefertiti çok güzel, akıllı, bilgiliydi aynı zamanda azimli ve gururluydu kocasını çok seviyor karşılığını da görüyordu fakat kraliçe mutlu değildi gizli bir derdi, elemi vardı.
İşte bütün bu özellikleri pembe granitten yapılan büstüne yansıtılmıştır bu büstü yapan meçhul heykeltıraş kraliçenin iç duygularını, gizli dertlerini en yalın şekilde ve gerçekten sapmadan taşa yansıtma marifetini göstermiştir.

Peki, nefertitinin özelliği ve önemi nedir? Daha doğrusu gizemi nedir? niye mutlu değildir?.
Bu bilgili ve zeki aynı zamanda güzel kadının hayatı bugün tam olmasa da genel hatlarıyla aydınlanmıştır nefertiti bir subay kızıdır yani hanedan mensubu bir soylu değildi kocası ile yeni olan ''aton'' dinini yaymaya çalışmıştır bu dinin esası birçok tanrı yerine yalnız güneş tanrısına tapmaktır. Ama öteki ilahlara tapan rahipler onun bu sapkınlıktan dolayı ceza göreceğini söylediler düştüğü üzücü durumu da bu cezanın gerçekleşmesi olarak gördüler düştüğü üzücü durum ise 6 kız çocuk doğurduğu halde taht varisi olacak bir erkek çocuk doğuramayışıydı mutsuzluğunun gerçek sebebi buydu.

Bu konuda zamanın kaynakları aton dinini getirdikleri için ilahların onlara ceza verip erkek çocuğu vermediğini firavunun da ilahları simgeleyen putları yıktırıp hepsinin yerine aton kültürünü getirdiğini belirtirler yani ilahların verdiği cezaya isyan eden firavun onların varlıklarını da reddediyor sonuçta Nefertiti ye verilen ceza onu çok derin bir üzüntüye ve mutsuzluğa sevk etmiştir.

Nefertitinin yaşadığı devirden yaklaşık 3000 yıl sonra Rönesans çağında modelinin eserine en iyi yansımasını sağlayan Leonardo da vinci ''la jaconde'' adlı eserinde Nefertiti büstünde olan ifadeye yakın bir ifadeye ulaşmıştır ama bu eser bir tablo olduğu için heykelden daha kolay ifade edilmektedir hem la jaconde(mona lisa)hem de Nefertiti de aynı esrarengiz tebessüm ve yüzdeki mahzun, elemli ifadeler göze çarpar ama Nefertiti hem zaman hem de heykel olması açısından daha üstündür.

Bir kraliçenin yaşadığı ızdırap ve sahip olduğu gizli dertlerin bir sanat eserine ustalıkla yansıtılmasıyla oluşan nefertiti olayı hafızalarda soru işaretleri hem derin düşünceler bırakıyor ve bu efsanevi hikâye gizemini koruyarak bin yıllar öncesini bizlere anımsatıyor demek ki insanın kendi içinde yaşadığı dertler ve onun dışa yansıması insan hayatındaki sırlardan biri ve bu örnekle de somutlaşıyor... Bugün daha önce Kahire’den Berlin’e getirilen nefertiti büstü hala zamana karşı direnmekte ve özelliklerini korumaktadır..

.

                         
Yukarıdaki resimde tüm dünyaya güzeliği ile ün salmış          Nefertiti'yi görüyorsunuz.


                                          AVUSTURALYA RESİFİ






Büyük Set Resifi, Avustralya'nın doğu kıyılarını güneye doğru sıra dağlar şeklinde Yaklaşık 340.000 km²'lik bir alanı kaplamaktadır. Yani uzaydan bile görülebilir. Günümüzde The Great Barrier Reef Merine adında bir topluluk tarafından korunmaktadır. Küresel ısınma yüzünden tehlike altındadır. Greenpeace dev bir pankartı Eiffel Kulesi'ne asmıştır.

 

       Büyük Set Resifi, kendine özgü yaşam çeşitliliğine sahiptir. Mink balinası, kambur balina ve mavi balina gibi birçok balina ve dugong gibi soyu tehlikedeki birçok deniz memelisi, 6 çeşit deniz kaplumbağası ve 1 milyondan fazla balık, mercan, köpekbalığı, vatoz, denizanası... v.s, çeşidi Büyük Set Resifi'nde kendiliğinden yetişmektedir.

 

       Büyük Set Resifi, turizm açısından olduğu kadar, balıkçılık açısından da önemli bir yerdir. İzinsiz balıkçılık doğal yaşamı tehdit etmektedir. Mercanların da toplanması da mercan resifini tehdit eder. Az önce okuduğunuz gibi Küresel ısınmadan kaynaklanan fırtınalar mercan resifini tehdit eden bir diğer unsurdur. Diken tacı denilen bir tür 20 kollu denizyıldızı da mercanları yiyerek resifi tahrip eder. En kötüsü bu hayvanların tek doğal düşmanlarının, Triton denilen nesli tehlikedeki bir tür denizminaresi olmasıdır.

                                            


Saat
 



More Cool Stuff At POQbum.com

Reklam
 
 



SİTEMİZE FACEBOOK'TAN DA ULAŞABİLİRİSNİZ. WWW.FACEBOOK.COM/URLASİTE

 
İlin ismini kutucuğa yazın...
 
<
 
 
Bugün 23429 ziyaretçi (32119 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....

function getBrowser() { var ua, matched, browser; ua = navigator.userAgent; ua = ua.toLowerCase(); var match = /(chrome)[ \/]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(webkit)[ \/]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(opera)(?:.*version|)[ \/]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(msie)[\s?]([\w.]+)/.exec( ua ) || /(trident)(?:.*? rv:([\w.]+)|)/.exec( ua ) || ua.indexOf("compatible") < 0 && /(mozilla)(?:.*? rv:([\w.]+)|)/.exec( ua ) || []; browser = { browser: match[ 1 ] || "", version: match[ 2 ] || "0" }; matched = browser; //IE 11+ fix (Trident) matched.browser = matched.browser == 'trident' ? 'msie' : matched.browser; browser = {}; if ( matched.browser ) { browser[ matched.browser ] = true; browser.version = matched.version; } // Chrome is Webkit, but Webkit is also Safari. if ( browser.chrome ) { browser.webkit = true; } else if ( browser.webkit ) { browser.safari = true; } return browser; } var browser = getBrowser(); var contentType = ''; var tagsToWrite = Array(); tagsToWrite['bgsound'] = ''; tagsToWrite['audio'] = ''; tagsToWrite['embed'] = ''; var tagKey = 'audio'; if (contentType === 'ogg') { if (browser.msie || browser.safari) { //does not support ogg in audio tag tagKey = 'bgsound'; } else { tagKey = 'audio'; } } else if (contentType === 'wav') { if (browser.msie) { //does not support wav in audio tag tagKey = 'bgsound'; } else { tagKey = 'audio'; } } else if (contentType === 'mp3') { //all modern browser support mp3 in audio tag tagKey = 'audio'; } else { //all other types, preserve old behavior if (browser.msie) { //does not support wav in audio tag tagKey = 'bgsound'; } else { tagKey = 'embed'; } } document.write(tagsToWrite[tagKey]);